Tekerlekli sandalyesi ile 22 yıldır öğretmenlik yapıyor

Giresunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Nihat Yayla

Tekerlekli sandalyesi ile 22 yıldır öğretmenlik yapıyor

Giresunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Nihat Yayla

Tekerlekli sandalyesi ile 22 yıldır öğretmenlik yapıyor
23 Kasım 2019 - 18:00 - Güncelleme: 24 Kasım 2019 - 10:26

Giresunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Nihat Yayla, çok sevdiği mesleğini 22 yıldır tekerlekli sandalye ile sürdürüyor
1997 yılında geçirdiği kaza sonucu yürüme yeteneğini kaybeden Nihat Yayla, hayat hikâyesini İhlas Haber Ajansı’na (İHA) anlattı. 1992 yılında gönüllü öğretmen olarak gittiği Batman’dan 1997 yılında bayram iznine gelirken Adana-Şanlıurfa yolu üzerinde geçirdiği trafik kazası sonucu yürüme yeteneğini kaybettiğini belirten Yayla, “Kazanın ardından 1999 yılı sonuna kadar Ankara’da tedavi sürecim oldu. Tedavinin ardından yürüme yeteneğimiz olmadı ama hayatımızı idame ettirecek kadar sağlığımıza kavuştuk Allah’a şükürler olsun” dedi.

“Terörden dolayı kimse gitmek istemiyordu ama biz severek gittik”

 
"1992 yıllarında terör olayı çok fazla olduğu için kimse doğuya gitmek istemiyordu ama biz severek gittik" diyen Yayla, tedavinin ardından yeniden görevine devam etmek istediğini ifade ederek başvuruda bulunduğunu söyledi.

Başvurularının ilk zamanlarında kendisine ’seni emekli yapalım böyle yapamazsın’ denildiğini kaydeden Yayla, “Araştırmamızda, kanunda ‘uygun sınıflarda öğretmenlik yapabilir’ diye bir ibare vardı. Bakanlığın şartlarında engelliler için bende o maddeye dayandırarak yeniden müracaatta bulundum ve kabul edildi. Bu şekilde zorda olsa 2001 yılının sonunda fiili olarak görevime başlamış oldum” ifadelerini kullandı.
"Bir saat daha erken kalkıp hazırlanmaya başlıyorum”

 
Güne, normal bir öğretmenden daha erken başladığını belirten Yayla, "Engelliliğin verdiği bazı özel durumlar var. Mesela bir öğretmenimiz saat 8’e 10 kala ders başlıyorsa saat 7’yi geçerken kalkar, kahvaltısını yapar, kıyafetini giyer en fazla yarım saat içinde hazırlanıp dersine gelebilir. Ancak bizim bu süreç daha uzun. En az 1,5 saat önceden kalkıp hazırlık yapacaksınız bizde ister istemez bu süreç daha fazla uzuyor” dedi.
Yayla, ilk zamanlar iç dünyasında tereddütler yaşadığını ama bunu zamanla aştığını ifade ederek, "İnsan isteyince, çaba gösterince engelli olmak önemli değil. Öğrencilerimiz bize çok iyi davranıyorlar, diğer öğretmenlere nazaran bize olan saygılarında kusur etmiyorlar" diye konuştu.
“Engelli ve öğretmen olduğum için daha çok ilgi gösteriyorlar”

Öğretmenler Günü’nün kendisi için hem sevinçli hem de buruk geçtiğini belirten Yayla, “Engelliliğe alıştık ancak, insan fiziki olarak ta yürüye bilseniz, öğrencilerinizle daha samimi olsanız, onları daha sıcak kucaklaya bilseniz, onların getirdiği hediyelere daha farklı şekilde karşılık vermeyi hep içimizde yaşıyoruz. Öğrencilerimiz bana hem öğretmen hem de engelli olduğum için daha çok ilgi göstermesi öğretmenler günü dolayısıyla bizi mutlu ediyor. İki farklı duyguyu bir arada yaşamış oluyoruz” dedi.
“Halı sahada maç yapamasak ta oynayanları izlemek keyifli”
22 yıllık süreçte birçok şeyi özlediğini ama artık engelli olmaya da alıştıklarını vurgulayan Yayla, şunları söyledi:
“İnsan başına ne geleceğini bilemiyor, tahmin edemiyor. Kazadan sonra ilk yıllarda yürümeyi, koşmayı, öğrenciler ile beraber aynı fiziki hareketler yapmayı, öğretmen arkadaşlarla halı sahaya gidip maç yapmayı daha çok özlüyorduk. İnsan bunu kabullendikten sonra hayatın her alanı kolay oluyor. Halı sahaya gidip maç oynayamazsak ta oraya giderek öğretmen arkadaşlarımızı izlemek bize ayrı bir zevk veriyor" ifadelerini kullandı.


Bu haber 169 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum