Türkiye'nin 1970'li ve 1980'li yıllarına damga vuran olaylarda adı sıkça geçen Oral Çelik, uzun süredir sağlık sorunlarıyla mücadele ediyordu. Geçirdiği beyin kanamasının ardından Ankara Hacettepe Üniversitesi Hastanesi'nde tedavi altına alınan Çelik, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Çelik'in vefatı, yakın dönem Türkiye tarihinin en tartışmalı isimlerinden birinin daha sahne arkasına çekilmesi anlamına geliyor.
BEYİN KANAMASIYLA VERDİĞİ YAŞAM MÜCADELESİ
Oral Çelik, evinde istirahat ettiği sırada aniden rahatsızlanarak hastaneye kaldırılmıştı. Hacettepe Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Yoğun Bakım Servisi'nde tedavi gören Çelik'in sağlık durumu uzun süre kritik seyretmişti. Beyin damarlarından birinde oluşan pıhtılaşma nedeniyle durumu daha da ağırlaşan Çelik, tüm tıbbi müdahalelere rağmen hayata tutunamadı.
KİMDİR ORAL ÇELİK?
1959 yılında Malatya'nın Hekimhan ilçesine bağlı Girmana köyünde yoksul bir ailenin dört çocuğunun en küçüğü olarak dünyaya gelen Oral Çelik, siyasi görüşlerinin oluşumunda ülkücü olan ağabeyi Mustafa Çelik'in büyük etkisi oldu. Malatya Turan Emeksiz Lisesi'nde öğrenim gördüğü yıllarda en yakın arkadaşlarından biri Mehmet Ali Ağca'ydı . 1970'li yıllarda Hazar Gölü'nün kenarında kurulan ülkücü eğitim kamplarına katıldı . 27 Haziran 1980'de Sivas Eğitim Enstitüsü'nden mezun oldu .
ABDİ İPEKÇİ CİNAYETİ VE PAPA SUİKASTİNDEKİ ROLÜ
Çelik'in adı ilk kez 1978 ve 1979 yıllarında Malatya'da yaşanan cinayet ve bombalama olaylarıyla gündeme geldi. Öğretmen Nevzat Yıldırım'ın öldürülmesi olayına da adı karışan Çelik, en çok Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi suikastıyla anıldı .
Mehmet Ali Ağca, çeşitli ifadelerinde Oral Çelik, Mehmet Şener ve Yavuz Çaylan'ın isimlerini verdi . İddianameye göre suikastın Mehmet Ali Ağca ve Oral Çelik tarafından planlandığı, Çelik'in olayda kullanılan tabancaları temin ettiği, olayın meydana geldiği sırada Ağca'yı gözettiği ve eylem tamamlandıktan sonra silahları alarak kaçtığı belirtildi .
Papa II. Jean Paul'e yönelik 13 Mayıs 1981'deki suikast girişiminde de kilit isim olarak gösterilen Çelik, suikastı araştıran İtalyan savcı tarafından olay yerinde fotoğraflanan ikinci tetikçi olmakla suçlandı . Çelik bu iddiaları her zaman reddetti.
YURTDIŞI YILLARI VE MAHKEME SÜREÇLERİ
Olayların ardından yurtdışına kaçan Çelik, 1985'te İsviçre'de Abdullah Çatlı ve Mehmet Şener'le birlikte yakalandı . 14 Kasım 1986'da Fransa'da uyuşturucu suçundan Bedri Ateş adında sahte pasaportla yakalandı ve üç yıl hapis yattı .
Gerçek kimliği ortaya çıkınca İtalya'ya iade edilen Çelik, Abdullah Çatlı'nın tanıklığıyla yargılandığı davadan beraat etti . 1996 yılında Türkiye'ye iade edildi ve "silahlı çete üyesi olmak, ruhsatsız silah taşımak ve cezaevinden adam kaçırmak" suçlarından yargılandı .
İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi, 28 Mayıs 1999 tarihli kararıyla "hakkında kesin ve yeterli delil bulunamadığından dolayı" Çelik'in beraatına hükmetti . Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 15 Kasım 1999 tarihli onamasıyla beraat kararı kesinleşti .
MALATYASPOR BAŞKANLIĞI VE SİYASET GİRİŞİMİ
Türkiye'ye döndükten sonra ticaretle uğraşmaya başlayan Oral Çelik, 1997 yılında 24 yaşındaki Emine Avcu ile evlendi . Düğüne dönemin önemli siyasi isimlerinden gönderilen kutlama telgrafları, Çelik'in siyasi çevrelerle ilişkisini gözler önüne serdi .
1998 yılında Malatyaspor Kulübü başkanlığına seçilen Çelik , kongrede 116 üyenin tamamının oyunu alarak başkanlık koltuğuna oturdu. 2002 erken seçimlerinde Malatya'dan bağımsız milletvekili adayı oldu . Aynı yıl "Sır'ın Sırrı" adlı kitabı yayımlandı .
TAKİPÇİLERİNDEN DUA VE BAŞSAĞLIĞI MESAJLARI
Uzun süredir ülkücü camianın tanınan isimlerinden biri olan Çelik'in vefatı, sosyal medyada geniş yankı buldu. Sevenleri tarafından "Oral Başkan" olarak anılan Çelik için çok sayıda başsağlığı ve dua mesajı paylaşıldı. Cenazesi, 31 Ağustos Pazartesi günü memleketi Malatya'da toprağa verilecek.


Yorumlar 0
Yorum Yap
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!